YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12835
KARAR NO : 2012/36261
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından;5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasi ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde şikayetçinin çalıştığı Babaeski İlçesi Alpullu beldesinde bulunan benzin istasyonuna gelip, yapmış olduğu plan dahilinde, şikayetçinin iş arkadaşı tanık …’i tanıdığını söyleyip şikayetçi ile samimiyet kurduğu, kendisinin Uzunköprü ve Hayrabolu İlçelerinde motosiklet bayiliği yaptığını söyleyerek güven tesis ettiği, ayrılmak üzereyken şikayetçinin motosikletine baktığı, inceledikten sonra bazı eksiklikleri olduğunu belirtip, motosiklete ayar yaptığı, akabinde deneme sürüşü yapmak için motosikleti alarak olay yerinden ayrılıp bir daha geri dönmemesi şeklinde gelişen olaylarda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.