YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12909
KARAR NO : 2012/36376
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunduğu halde haklarında TCK.nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek hükmün yapılan incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların 450 TL. karşılığında katılanlardan aldıkları hayvanların parasını kesimden sonra vereceklerini söyleyerek yanlarına katılanların çalışanı olan tanık …’i aldıkları, oturmadıkları halde … Apartmanına geldiklerinde sanık Mustafa’nın aracı park edeceğini söyleyerek … ile …’ı araçtan indirerek oradan uzaklaştığı, …’ın da apartmandan
kapkacak getireceği bahanesiyle apartmana girerek geri dönmediği, böylelikle iştirak halinde hileli davranışlarla kendilerine haksız menfaat temin ettikleri anlaşıldığından,eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Sanıklar hakkında adli para cezasının tayin edilmesi sırasında, artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve belirlenen sonuç gün ile sanığın bir gün karşılığı ödeyeceği miktarın tespit edilip çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmedilen 5 gün karşılığı adli para cezasının günlüğü 20 YTL’ den paraya çevrilerek bunun üzerinden TCK.nın 168/1 maddesine göre 2/3 oranında indirim uygulanması suretiyle, aynı kanunun 61/8 maddesine aykırı olarak fazla ceza tayini,
2-Sanıklar hakkında hapis cezasının sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinde yer alan a, c, d, e bentlerine ilişkin hak yoksunluklarına hükmedilmeksizin yalnızca “b” bendi gereğince ceza süresi kadar seçme, seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
3-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın “c” bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükümde yer alan “ 33 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ibaresinin “20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” olarak değiştirilmesi ile “YTL” ibarelerinin “TL” olarak belirtilmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.