YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12930
KARAR NO : 2012/35957
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Beydağ ilçesi, Çiftlik köyü, Beyler mevkiinde bulunan 231 parsel sayılı ve 13.133 m2 miktarlı taşınmazın 24.12.2001-20.12.2005 tarihleri arasında sanığın oğlu Şanol … adına tapuda kayıtlı bulunduğu, bu taşınmazı sanığın kullandığı ve bu nedenle 2002 ve 2003 yıllarında … ödemesinden yararlanmak üzere Beydağ İlçe Tarım Müdürlüğüne yaptığı müracaat sonrası kendisine … ödemesi yapıldığı, ancak sanığın ilk müracaatı sonrası tapu numarasının 231 yerine yanlışlıkla 213 olarak kayıtlara alındığı, sanığın bu taşınmaza ilişkin olarak 14.07.2004 tarihinde … ödemesinden yararlanmak üzere Beydağ İlçe Tarım Müdürlüğüne başvuru yaptığı, bu başvurusunda gerekli belgeler ile birlikte oğlu adına tapuda kayıtlı bulunan ve sehven 213 numaralı parsel olarak kayıtlara giren taşınmazı da yine 213 sayılı parsel olarak göstererek oğlu … …’ın ad ve soyadını taşıyan “Muvafakatname 2” başlıklı belgeyi de sunduğu, ancak bu belgede
… … adının yanında bulunan imza kısmında bu kişinin imzasının bulunmadığı, sanığın yine 14.07.2004 tarihinde bu kez sadece oğlu … …’a ait taşınmaz nedeni ile ve numarasını 231 olarak doğru yazıp gerekli belgeler ile başvuruda bulunduğu, bu başvurusunda “Muvafakatname 2” başlıklı belgedeki oğlunun adı yanında bulunan imza kısmında imzanın bulunduğu, sanığa bu başvurusu sonrası ilk taksit olarak 131.330.000-TL. … ödemesi yapıldığı, sanığın 14.07.2004 tarihinde yaptığı 213 parsele ilişkin ilk başvuru sırasında “Muvafakatname 2” başlıklı belgede, sehven 213 parsel olarak kayıtlı bulunan taşınmazın maliki olarak görünen … …’ın imzasının olmadığı, bu nedenle bu belgenin geçerliliğinin bulunmadığı, dolayısı ile 213 parsel sayılı taşınmaz bakımından geçerli bir … başvurusunun varlığından söz edilemeyeceği, böyle bir eksikliğin tespitinin İlçe Tarım Müdürlüğünde görev yapan memurların sorumluluğunda olduğu, doğrusu 231 olan parselin 213 olarak kayıtlara girmesinin dahi aynı kişilerin sorumluluğunda bulunduğu, “Muvafakatname 2” başlıklı belgedeki imza eksikliğinin sanığın başvurusu yönünden hukuki bir sonuç doğurmayacağı, bu aşamadan sonra sanığın bu kez oğluna ait taşınmazın numarasını 231 olarak doğru yazıp yeniden “Muvafakatname 2” başlıklı belgeyi oğlu … …’ın imzası yanında gerekli imzaları ve onayı taşıması ile Beydağ İlçe Tarım Müdürlüğüne sunmasında mükerrer başvuruda bulunduğu kabul edilemeyeceği, ilk başvurunun geçersiz ve hukuki sonuç doğurmayan bir belgeye dayalı olduğu ve aynı tarihli sonraki başvurunun geçerli ve sonuç doğrucu belgeler ile yapılmasından dolayı artık aynı yere ilişkin mükerrir başvurunun bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla sanığa 14.07.2004 tarihinde yapılan ilk taksit ödemesinin geçerliliği bulunmayan ilk başvuruya değil, hukuki sonuç doğrucu nitelikte ve geçerli belgeler ile yapılan başvuru nedeni ile yapıldığı ve ortada haksız bir ödemenin bulunmadığı kabul olunarak,bu şekilde gerçekleşen olayda mahkemece mevcut deliller ışığında sanığın savunmasının aksine mükerrer başvuruda bulunarak haksız yere … ödemesi yapılmasını temin için hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.