Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13010 E. 2012/36278 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13010
KARAR NO : 2012/36278
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6. maddesinin (a)bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Sanık …’ın suç tarihinde ve ayrı zamanlarda, pazarda gördüğü katılanlara kendisini tanıdıkları biri olarak tanıtıp acil paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek para almak şeklinde gerçekleşen olaylarda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa yüklenen “dolandırıcılık ” suçlarının “…. Suçun işleniş biçimi, kanuna aykırılık derecesi, sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak…” denilmek suretiyle hapis cezaları alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezasına esas alınan birim gün sayılarının alt sınırdan, uzaklaşılarak tayini suretiyle fazla adli para cezasına hükmolunması,
2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,ancak yeniden duruşma yapılmasına gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı yasanın 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, … ve …’e karşı “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine,”53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanıın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine ve 157/1 maddesi uyarınca hükmedilen 365 gün karşılığı adli gün para ve cezası miktarının 5 tam gün karşılığı olan adli para cezasına indirilerek aynı yasanın 52. maddesi uygulaması ile sonuç olarak iki kez 100 TL adli para cezasına indirilerek aynı yasanın 52. maddesi uygulaması ile sonuç olarak iki kez 100 TL adli para cezasına indirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/05/2012 tarihinde oybirliğle karar verildi.