YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13171
KARAR NO : 2012/36803
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olacak ilamı bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, birlikte yaşadığı Aslıhan Ünlütürk ile “Future Hause İnşaat Emlak Yatırım Danışmanlık Turizm Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ni kuran katılanın Alanya 4 Noterliğinde düzenlenen 24.11.2005 tarih ve 23172 nolu düzenleme şeklindeki vekaletname ile kendi adına asaleten ve Future Hause şirketini temsilen sanığı taşınmaz almaya, satmaya, bankadan para çekmeye ve yatırmaya yetkili kılması, ancak 05.01.2006 tarihinde gerek Aslıhan Ünlütürk ile ortaklığını bitirmeye ve gerekse …’in vekaletini sona erdirmeye karar vererek Alanya 4 Noterliğine giderek önce 336 yevmiye nolu azilname ile sanık …’i vekaletten azletmesi, ardından sanığın vekaletten azledildiğini bildiği halde Jan Houlind Nielsen’in Garanti bankası Alanya şubesinde ki 7/9083113 nolu hesabından 05.01.22006 günü 10.000 Euro ve 50.000 Euro parayı çekmesi şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.