YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13393
KARAR NO : 2012/37578
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların suç tarihinde Afyonkarahisar ili Sandıklı İlçesinde bulunan hayvan pazarına gittikleri, burada mülkiyeti katılan …’a ait iki adet koçu, müşteki … ile yapmış oldukları pazarlık sonucunda 700,00 TL karşılığında satın almak üzere anlaştıkları, bu amaçla koçları … plaka sayılı araca yükledikleri, sonrasında müşteki …’a yanlarında yeteri kadar para olmadığından zahire pazarında bulunan sanık …’nun halasından parayı alarak vereceklerini söylediklerinden onlarla birlikte giden müştekiye, evde kimsenin bulunmaması nedeniyle 100,00 TL verdikleri, geri kalanını ise, bulup getireceklerini beyan ederek onun yanından uzaklaştıkları, sanıklardan uzun bir süre haber alamayan müştekinin sanıkları defalarca araması üzerine önce onu parayı aradıklarını söyleyerek oyaladıkları, sonrasında ise telefonu tamamen kapatıp kaçmak suretiyle kendilerine haksız şekilde menfaat temin ettikleri anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar … ile …’nin tekerrüre esas sabıka ilamlarının bulunmasına rağmen, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan ile “YTL” ibarelerinin “TL” olarak belirtilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.