Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13734 E. 2012/38285 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13734
KARAR NO : 2012/38285
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, İstanbul ilinden satın almış olduğu bazı elektronik eşyaları satmak üzere yola çıktığı, ancak satacağı teyplerin hafif olması ve arabalara takılınca sallanması ve bundan dolayı alıcılara güven vermemesi nedeniyle, Bursa ilinde bir otelde suça konu elektronik eşyaların içine demir çubuklardan kestiği parçaları koyup ağırlaştırdığı, suç tarihinde de mağdurun yanına giderek “abi paraya ihtiyacımız var ve satılık bir CD çalarımız var İstanbul’a gideceğiz alırmısın?” diye sorduğu, mağdurun da bakayım diyerek teybi kontrol ettiği sırada sanığın yine mağdura hitaben “abi CD çalar yeni etiketi de üzerinde CD pioner markadır, kaliteli CD çalardır, bu cihaz CD çalar olarak kullanılır” demesi üzerine mağdurun ikna olarak yapılan pazarlık sonucunda suça konu teybi 110 TL’ye satın aldığı, akabinde sanayi ye götürüp kontrol ettirdiğinde içine silikonla yerleştirilmiş demir parçalarının bulunduğunu, satın aldığı şeyin CD çalar değil kalitesiz ve ucuz bir kasetçalar olduğunu görmesi üzerine emniyete gidip şikayetçi olması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK.nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.