Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13751 E. 2012/38215 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13751
KARAR NO : 2012/38215
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, … ilçesi hayvan pazarında katılanlarla ayrı ayrı pazarlık yaparak, katılan …’e ise 100 TL peşinat vererek, hayvanların götürülecek yerde teslimini müteakip bedellerinin peşin ödenmesi suretiyle satın alma hususunda anlaştığı, suça konu küçükbaş hayvanların tamamının nakil amacıyla katılan …’in aracına yüklendiği, sanık ve katılan …’in köylüsü tanık …’nın özel araçla önde, katılanların ise yüklü araçla arkada olmak üzere yola çıktıkları, Eskişehir girişinde hayvanların gösterilen ağıla indirildikten sonra “… beni takip edin paranızı ödeyeceğim…” diyen sanığın idaresindeki özel aracı ile şehir merkezine girdiğinde adı geçen tanığı otosundan indirip arkada takipte olan katılanlara izini kaybettirdikten hemen sonra, ağıla bırakılan hayvanları alıp başka yere götürmek suretiyle haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçlarını oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve soruşturma evresindeki 25.01.2006 tarihli sarf kararının yargılama giderlerine dahil edilmemesi isabetsizlikleri aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.