YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13973
KARAR NO : 2012/37933
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, daha önce tanımadığı tanık …’ın işyerine gelerek kendisini Botaş şefi olarak tanıttığı, işyerinde çaycıya ihtiyaçları olduğunu, 600 TL maaş verileceğini ve işçinin sigortasının yaptırılacağını belirttiği, tanık …ın, kayınvalidesinin işe ihtiyacı olduğunu belirterek müşteki kayınvalidesini arayarak yanına çağırdığı, durumu öğrenen müştekinin tanığın çalıştığı işyerine geldiği, sanığın, telefonun seri numarasının değiştirilmesi gerektiği bahanesiyle müştekinin cep telefonunu aldığı, daha sonra nüfus cüzdanı fotokopisi, bir adet fotoğraf ve 120 TL paranın da işlemler için müştekiye teslim edildiği, sanık ve müştekinin birlikte ikametgah almak için muhtarlığa gittikleri, müşteki sıra beklerken, sanığın,
”seni tanık …ın çalıştığı …Boyada bekleyeyim” diyerek müştekinin yanından ayrıldığı, müşteki döndüğünde sanığı burada bulamadığı ve cep telefonuna ulaşamadığı, müşteki ve tanıklar tarafından sanığın teşhis edildiği, böylece sanığın hileli hareketlerle kendisine lehine haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.