YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14015
KARAR NO : 2012/38159
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanığın kendisini katılanın çalışmakta olduğu bilet satış büfesine yakın yerdeki bir pastanede çalışan olarak tanıttığı, bu büfenin civardaki … yerlerine bozuk para temin ettiği konusundaki tespitinden yararlanarak katılandan bozuk para temin etmesini istediği, mutad uygulama olarak katılanın da bozuk parayı hazırladığı, sanığın katılanın hazırladığı 900 TL bozuk parayı alarak sen 100 TL daha ayarla ben sana 1000 TL getireyim deyip çalıştığını beyan ettiği pastaneye doğru gittiği, katılanın bir müddet beklediği, sanığın gelmediğini görünce araştırdığında pastanede çalışmadığını tespit ettiği bu suretle sanığın hileli davranışlarla katılanı dolandırdığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.