Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14322 E. 2012/39006 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14322
KARAR NO : 2012/39006
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıklardan …’ın Jitem’de görevli olduğunu sanık …’den öğrenen katılanın, onlarla konuşarak oğluna … bulmalarını istediği, sanıkların bu işi halledebileceklerini ancak bunun için nüfus cüzdanı, mezuniyet belgesi ve askerlik belgesi suretleri ile 3500 TL. para istedikleri, bunu kabul eden katılanın 1000 TL. yi elden vermesinden sonra ona Ankara’ya gidip işi halledeceklerini belirttikleri, daha sonra işin halledildiği konusunda müştekiye bilgi vermeleri üzerine, onlara 2500 TL. daha göndermesine rağmen vaadlerini yerine getirmeyerek mağduru sürekli oyaladıkları anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş olması karşısında, TCK.nın 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, bahsi geçen maddedeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkında tesis edilen hüküm fıkrasından TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.