YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14510
KARAR NO : 2012/40113
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın katılanla anlaşarak az bir miktarını katılanın, çok kısmını sanık …’ın kullandığı anlaşılan krediyi, konut kredisi olarak alabilmek amacıyla katılanın, kendisine ait evi krediyi sağlamak üzere sanık …’ın annesi sanık …’a sattığı, karşılığında sanık …’ın katılana 40 000 TL meblağlı senet verip, senet arkasına kredi borcu ödendiğinde evin katılan adına tesçil edileceğine yönelik açıklama yazıp imzaladığının anlaşılması karşısında olayda dolandırıcılık suçunun oluşmadığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.