YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14559
KARAR NO : 2012/40202
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın talimatla alınan ifadesinde olay tarihinde aynı firmadan yükleme yapan 60-70 kamyonda aynı problemin çıktığını, ayrıca araç mühründe herhangi bir oynama olmadığını savunması, firmaya ait antrepo tankından alınan numune tarihinin 13.10.2005 sanığa ait araçtan alınan numune tarihinin ise 09.12.2005 olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından; mühürlerde oynama yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, katılan firma yetkilisinin olaya ilişkin ayrıntılı beyanına başvurulup, ilgili evrak da temin edilerek Irak’a gönderilen motorinin rafineriden hangi tarihte sanığa teslim edildiği sanığa ait araçtan numune alınıp alınmadığı hangi tarihde … gümrük kapısına vardığı, numune tarihleri arasındaki farkın neden kaynaklandığının sorulması ve aynı tarihte yükleme yapan diğer araçlarda da motorine katkı maddesi katılıp katılmadığı ve bu nedenle kaç araç hakkında işlem yapıldığının tespitinden sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de,
Sanığın işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken 53/1-c’de yer alan hakların kendi altsoyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, 53/1-c’de yer alan haklardan bu ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.