Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14673 E. 2012/39809 K. 25.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 11:21
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14673
KARAR NO : 2012/39809
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin ,sanığa 2004 yılına ait Doğrudan Gelir Desteği ödemesinin yapıldığı 12.09.2005 tarihi olduğu kabul edilerek tapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın köy tüzelkişiliğine ait 1321 parsel numaralı taşınmazı kiralamadığı halde, 2004 yılı Doğrudan Gelir Desteği müracaatında kiralamış gibi beyanda bulunup bu nedenle kendisine haksız ödeme yapıldığının iddia edildiği somut olayda, 2004 yılı için köytüzelkişiliğine ait 8 adet taşınmazı kiralayan sanığın, müracaat formunu muhtarın kendisine söylediği parsel numaralarını yazarak doldurduğu yönündeki savunması ile muhtar ...'nin söz konusu parseli başkasına kiraladığı halde sanığın kiraladığını düşünerek beyanname doldurulduğu şeklindeki sanık savunmasını doğrulayan nitelikteki beyanları birlikte değerlendirilip, yapılan keşif sonunda da parselin tarım yapmaya elverişli nitelikte olup nadasa bırakılan bir tarla olmadığı ve kamunun bir zararının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, sanığın üzerine atılı Dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.