Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14831 E. 2012/39781 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14831
KARAR NO : 2012/39781
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Bilişim Sistemlerine Girmek
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Bilişim sistemlerine girmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükmünün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın “ngrylmz” adlı üyenin şifresini kırarak bu kişiymiş gibi internet üzerinden msn ile müşteki ile görüşerek 15 adet 500”lük telefon kartı şifresi ve numaralarını alıp bunları tanesi 20 liradan satmak suretiyle müştekiyi 637.50 TL zarara uğratması şeklinde gerçekleşen eylemin bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle TCK”nın 158/1-f maddesine uyan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık kabulü ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.