Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14839 E. 2012/39780 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14839
KARAR NO : 2012/39780
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müşteki …’in işlettiği oto kiralama işyerine gelerek, ele geçirdikleri …’in nüfus cüzdanı ve ehliyetini kullanmak suretiyle, …’un kendisini … olarak tanıtıp, …’ın da adını … olarak söyleyip …’ın kimlik bilgileri ile sözleşme düzenleyerek oto kiralayıp teslim aldıkları, süresi dolmasına rağmen otoyu iade etmedikleri, müştekinin şikayeti üzerine otoyu kullanırken yakalanmaları ve …’a ait kimlik ve ehliyetinde ele geçmesi şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık ve iftira suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanıklar hakkında koşulları buluduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulamaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkında dolandırıcılık ve iftira suçlarından kurulan mahmumiyet hükümlerinin ONANMASINA, 25/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.