YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14945
KARAR NO : 2012/40184
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar … ve …’in tanık …’un aracı ile Örencik Beldesinden Çavdarhisar ilçesine doğru yola çıktıkları, daha öncesinde ise sanıklardan …’in müşteki …’i arayarak kavak ağacı ihtiyacı olup olmadığını sorduğu, müştekininde ihtiyacım var demesi üzerine, arkadaşı … … isimli şahsın kavak ağaçları var, alırmısın? demesi üzerine müştekinin de alırım dediği, bunun üzerine Örencik kasabasına gel seni … ile tanıştırayım dediği, müştekinin de işinin olduğunu, bir kaç gün sonra gelirim dediği, bu sohbet üzerine sanıkların …’a ait araç ile giderken …’un cep telefonu ile müştekiyi tekrar aradıkları ancak müştekiye ulaşamadıkları, müştekinin daha sonra …’un cep telefonundan sanık …’ye ulaştığı ve tanıştığı, kavak ağaçları alma konusunu görüşmek üzere ertesi gün Emet Otogarında buluştukları, birlikte …’a ait Emet İlçesindeki kavak ağaçlarının bulunduğu yere gittikleri, sanık …’ın 62 adet olan ve gerçekte … ve arkadaşlarına ait kavak ağaçlarını hileli davranışlarla kendisine aitmiş intibaı uyandırarak satma konusunda müşteki ile 3.400,00-TL. ye anlaştığı, ancak müştekinin üzerinde 20,00-TL. olması nedeniyle kapora amacıyla müştekiden bu parayı aldığı, ertesi gün kavakları kesmesi konusunda müştekiye talimat verdiği ve geri kalan bedeli kendisinin de gelerek alacağını beyan ettiği, ancak sanık …’ın ertesi gün gelmediği gibi müştekinin kavak ağaçlarından 20 tanesini kestiği, daha sonra şüphelenerek sanık …’ı aradığı ancak ulaşamadığı, sanık …’ın telefonda parayı …’a vermesini söylediği, bunun üzerine müştekinin tanık …’u arayarak kavak ağaçlarının ücretini vermek istediğini söylediği, tanık …’in kavak ağaçlarının sahibini tanımadığını söylemesi üzerine müştekinin şüphelenerek kavak ağaçlarının sahibini araştırdığı, yaptığı araştırma neticesinde kavak ağaçlarının … ve arkadaşlarına ait olduğunu tespit ettiği ve bu şekilde dolandırıldığını anladığı olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı Yasa’nın 53.maddesi 1.fıkrasının a.b.d.e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine “sanığın 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1/a, b, d, e bendindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.