YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15118
KARAR NO : 2012/39810
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın yıllardır babasına ait arazileri almış olduğu muvafakatname ile kullanarak doğrudan gelir desteği aldığı, 2005 yılına ait başvuru sırasında babasının ölüm tarihi olan 15.06.2004 tarihinden sonra düzenlenmiş 29.08.2005 tarihli muvafakatnameyi ibraz ettiği ve haksız yere doğrudan gelir desteği almak istediğinin iddia olunduğu somut olayda dosyada aslı bulunan muvafakatnamenin sanığın babasının ölümünden sonra düzenlenmiş olup sahte olduğu her türlü tartışmadan uzak ise de, tanık beyanlarına göre sanığın babasından kalan tüm taşınmazları sürekli olarak diğer mirasçıların rızası ile kullandığı, anılan taşınmazların ekilmeden ve diğer mirasçıların rızası olmadan doğrudan gelir desteğine başvurulduğu yolunda bir iddianında bulunmadığı ayrıca babasının yasal mirasçısı olduğu, bu itibarla sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediği kabul olunarak beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.