Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15207 E. 2012/42442 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15207
KARAR NO : 2012/42442
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar …,… ve …’in, fikir ve eylem birliği içerisinde yakın akraba ve tanıdıklarına ait pamuk ekimi yapılmayan arazileri tespit ettikten sonra arazileri sahiplerinden, işletme ve tarımsal faaliyette bulunmak üzere aldıkları vekaletname ve rıza uyarınca düzenlettirdikleri çiftçilik belgelerini esas alarak, yaptırdıkları kaşe ve mühürleri kullanmak suretiyle katılan Özova Tarım Ürünleri Çırçır Fabrikası adına düzenlemiş oldukları sahte müstahsil makbuzları, müşterek alım satım beyannameleri ile faturaları … İl Tarım Müdürlüğü, Kırıkhan, Nurdağı İlçe Tarım Müdürlükleri ve Ticaret Borsası’na verdikleri, bu doğrultuda vekalet ve rızalarını aldıkları kişiler adına tarım müdürlüğünce hazırlanan hak ediş belgeleri doğrultusunda haksız olarak tahakkuk ettirilen 201.253,00 TL pamuk destekleme priminden bir kısmını ellerindeki vekaletnameye istinaden çektikleri, vekaleti olmayan ancak rızaları bulunan diğer sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …’ün ise adlarına tahakkuk eden paraları bankadan çekip sanık …’a vererek suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ettikleri anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların pamuk destekleme primi almak amacıyla sahte belgelerle bankaya başvurarak yatan parayı çekmekten ibaret eylemlerinde, hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi kapsamında bankanın araç olarak kullanılması suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi sonuç cezaya etkili görülmediğinden ve 5237 sayılı TCK’nın 158/son maddesi gereğince adli para cezasının tayininde suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenecek temel gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak bir gün karşılığı miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.