Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15322 E. 2012/40435 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15322
KARAR NO : 2012/40435
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümden önceki yargılama giderlerinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekli olup gösterilmeyen giderlerin tamamlanması mümkün değildir. Sonradan yapılan yargılama giderleri hakkında ise hükmün kesinleşmesi üzerine hakim veya mahkeme başkanı CMK. nun 324/3 maddesine göre bir karar vermelidir. Buna göre; hüküm fıkrasında gösterilmeyen sanık … müdafiisine ödenen ücretin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline ilişkin 10.05.2007 tarihli ek kararın hukuksal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde kabul ederek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; eski bir kuyumcu olan sanığın temin ettiği sahte bileziklerden diğer sanıklara da vererek, fikir ve eylem birliği içerisinde … ilinde kuyumculuk yapan mağdurlara ait dükkanlarda bozdurmaları şeklinde gelişen olayda , 5237 sayılı TCK. nun 157/1 maddesinde yer dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
Sanığın mağdur …’a karşı teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık eylemi nedeniyle temel ceza olarak belirlenen 1 yıl hapis üzerinden, 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesi ile 3/4 oranında indirim yapıdığı halde , 3 ay hapis cezası yerine 4 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Sanığın işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken 53/1-c’de yer alan hakların kendi altsoyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkasından ” 4 ay” ibaresinin çıkarılarak “3 ay ” ibaresinin eklenmesi; 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasına “TCK’nın 53/1 maddesi uyarınca aynı maddenin 1.c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz izirazlarının reddine, ancak;
a)Sanıklar … ve …’ın, mağdur …’a karşı teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık eylemi nedeniyle temel ceza olarak belirlenen 1 yıl hapis üzerinden, 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesi ile 3/4 oranında indirim yapıdığı halde , 3 ay hapis cezası yerine 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi, buna göre de, TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonucu fazla ceza tayini,
b)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı …un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,02/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.