YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15344
KARAR NO : 2012/40426
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle sanığın yardım etme düşüncesiyle 20.000.00 TL parayı katılana borç olarak verebileceğini, bunun karşılığında, kendisine kozalak getirilebileceğini söylediği, katılanın da bu şartları kabul ettiği, taraflar arasında senet düzenlendiği, bu arada sanığın paranın bankada olduğunu söylemesi nedeniyle, para geldiğinde düzeltilmek kaydıyla ve para katılan tarafından para teslim alınmadan, üzerinde 10.000000 rakamı bulunan 13/12/2002 düzenleme tarihli ve 30/12/2002 vade tarihli senedin katılan tarafından imzalanarak sanığa verildiği, senet bedeli ödenmeyince sanığın da aradaki anlaşma çerçevesinde senet üzerindeki rakamın yanına sıfır atarak 10.000.000.000 TL olarak düzeltip icra takibine koyduğu, alınan ekspertiz raporuyla da bu durumun tespit edilerek, senetteki bu tahrifatın hemen dikkat çekebileceği gerekçesiyle iğfal kabiliyetine haiz olmadığının belirlendiği, katılan tarafından,
Senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğundan yazılı bir belge veya başkaca bir delille ispatlanamadığı olayda suçun unsurlarının oluşmaması ve eylemin hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.