YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15360
KARAR NO : 2012/44298
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçinin işyerine giderek kendisinde nokıa N-90 marka cep telefonu bulunduğunu ve bu telefon ile şikayetçi de bulunan nokıa 7610 marka cep telefonunu 100 TL üste almak suretiyle takas etmek istediğini söylediği, şikayetçinin bu teklifi kabul etmesi üzerine, sanığın nokia 7610 marka cep telefonunu ile 100 TL’yi alarak ve kendisine ait cep telefonunu da şikayetçiye vermeyerek olay yerinden kaçtığı şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK’nun 62 maddesi uyarınca indirim yapılırken, uygulama maddesinin TCK’nun “62” maddesi yerine “72” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın tekerrüre esas daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın, daha az cezayı içeren mahkumiyeti tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.