Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15743 E. 2012/41681 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15743
KARAR NO : 2012/41681
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 05.12.2006 tarihinde ihtiyaç kredisi çekip yolda yürümekte olan müşteki …’nın yanına gelerek önce kapalı çarşıyı sorup, ardından Kütahyadaki akrabasının cenazesine gitmek için 12.000 Euro değerindeki saatini bozduracağını belirtip sarı renkli bir saat gösterdiği, müştekiye senin üzerinde kaç para var saati sana vereyim diyerek hileli sözlerle kandırıp müştekinin üzerinde bulunun 2.000 TL’ye değersiz saati sattığı, sanığın 20.12.2006 tarihinde bu defa çalıştığı işyerine ait 1.900 TL’ yi yaya olarak bankaya götürmekte olan müşteki …’in yanına yaklaşarak önce Mısır çarşısını ve otogarı sorup ardından ailesinin caddenin üst tarafında beklemekte olduklarını paraya ihtiyacı olduğunu peçeteye sarılı olarak gösterdiği çok değerli saatini satacağını belirttiği müştekinin almayacağını belirtip oradan uzaklaşarak polise haber verdiği, polisin kendilerini görüp kaçmaya çalışan sanığı üzerinde diğer müştekiye sattığı saat ile aynı olan saatle yakaladığı anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.