Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15906 E. 2012/41743 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15906
KARAR NO : 2012/41743
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasdi bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandar. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgelerin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin işletmeciliğini yaptığı kuyumcu dükkanına gelen sanığın; imalinde bakır levha kullanılan ve ince mikron 22 ayar orjinal plakalarla kaplanmış, ayar, TSE ve patent damgalarının da kullanıldığı, ustalıkla gerçekleştirilmiş olmakla şikayetci açısından da aldatıcılık niteliğini haiz sahte bilezikleri satarak haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahmemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.