Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15942 E. 2012/41750 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15942
KARAR NO : 2012/41750
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimsei, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’ün emekli subay olup muhtelif işyeri sahiplerine telefon vasıtasıyla ulaşması, kendini Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu emekli binbaşı olarak bildirip “Gaziler derneği yetkilisi” şeklinde tanıtması, gazi ve şehit yakınlarına iletilmek üzere yardım istemesi yardım yapılacağının kabul edilmesi halinde bir elemanlarını göndereceğini söylemesi ve aynı gün diğer sanık …’nın o işyerine giderek kendisini gönüllü dernek çalışanı olarak tanıtması, yapılacak yardımın gazi-şehit yakınlarına ulaşacağını anlatması ve yardım karşılığı makbuz karşılığı makbuz yerine bir yayınevine ait fatura kesip, dergi bırakması suretiyle haksız yarar sağlamaları şeklinde iddia ve kabul olunan eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra, 08/02/2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nın 7/2.maddeleri uyarınca sanıklar hakkında hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.