Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16116 E. 2012/44423 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16116
KARAR NO : 2012/44423
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … İthalat İhracaat Ticaret Limited Şirketi’nin müdürü olan sanık …’nun ,diğer sanık … ile birlikte piyasadan ıskarta deri olarak temin ettikleri derilere ilişkin olarak gerçeği yansıtmayan faturalar düzenleyip bunu sanık …’a verdikleri sanık …’ın da bu faturayı 30.09.2005 tarih EX168259 sayılı ihracaat beyannamesine kaydederek Almanya’da bulunan … firmasına ihraç edileceği kaydı ile gerçeğe aykırı beyanname düzenlediği, bu şekilde sanıkların sahte evrak tanzim etme ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiası ile açılan davada;gerçeğin kuşkuya yer
vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından;suça konu gümrük giriş beyannamesiyle ithalatı yapılan eşyaların gerçek kıymetlerini yansıtmadığının anlaşılması karşısında ithalatların satıcı firmanın Gümrük ve Vergi İdarelerine beyan edilip edilmediklerinin, edilmişler ise ne şekilde ve ne miktarda beyan edildiklerinin ihracatı gerçekleştiren firma ile Almanya Gümrük İdaresi ve ilgili Türk Büyükelçiliğinde sorularak araştırılması, buna göre gerçekte ithal edilen mallarla Gümrük İdaresine beyan edilen mallar arasında sayı ve kıymet yönünden fark olup olmadığı, eksik beyan ve vergi kaybının bulunup bulunmadığı veya anılan faturaların sanıklar tarafından tamamen sahte olarak üretilip üretilmediğinin tespit edilmesi,aynı olaya ilişkin olarak sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan açılan davanın varlığının tespiti halinde dosyasının hükümden önce getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanmasından ayrıca ithalat işlemine konu olan malların rayiç bedellerinin belirlenmesinden sonra toplanan tüm deliller ve soruşturma raporundaki somut olgular birlikte değerlendirilip gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.