YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16200
KARAR NO : 2012/42281
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Gerekçeli karar başlığında, yanlış gösterilen suç tarihinin 22.03.2006 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüş, dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1-MNG kargo da çalışan sanığın, fatura karşılığı almış olduğu paraları alınmamış gibi gösterip kendi uhdesinde tutarak güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın hangi faturaların karşılığı aldığı paraları alınmamış göstererek ne miktarda parayı kendi uhdesinde tuttuğunun, adına fatura düzenlenen ilgililer celp edilip dinlenmek suretiyle tespit edilmesi, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)Sanığın, olaylar nedeniyle … zararları soruşturma aşamasında giderdiğine ilişkin savunması ve dosya içindeki bunu doğrular mahiyetteki tutanak ve belge örnekleri de dikkate alınarak sanık lehine 5237 Sayılı TCK.nun 168/1.maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmemesi,
3-Sanık müdafiinin “lehe hükümlerin uygulanması” isteğinin, paraya çevirme ve ertelemeyi de kapsadığı halde, bu hususta herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.