Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16271 E. 2012/42167 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16271
KARAR NO : 2012/42167
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine yapılan incelemede
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’ ın, olay tarihinde dul olan ve evlenmek isteyen katılana giderek kendisiyle evlenebilecek bir kadın bulduğunu söylediği, ertesi gün diğer sanıklar … ve … ile katılanı tanıştırdığı, ilk görüşmede sanık …’ nin evlenmek için katılandan ziynet eşyası istemesi üzerine katılanın evlenmekten vazgeçtiği ve evine döndüğü, hemen ertesi gün sanıkların katılanın evine giderek sanık …’ nin karşılık istemeden evlenmeyi kabul ettiğini söyledikleri, sanıklar … ve …’ in …’ yi katılanın evinde bırakarak evden ayrıldıkları, sanık …’ nin katılanın evinde kaldığı bir kaç gün zarfında katılanı ikna ederek kendisine, resmi nikah öncesinde 3 adet altın bilezik, iki adet altın yüzük, giyim eşyası ve çaydanlık gibi bir kısım çeyiz eşyalarını aldırdığı, ziynet eşyalarının alınmasından sonra, sanık …’ nin katılana hastanedeki annesini ziyaret edeceğini, kendisini hastane kapısının önünde beklemesini söyleyerek üzerinde bulunan ziynet eşyaları ile birlikte ortadan kaybolduğu şeklindeki eylemde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı dolandırdıklarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’ nın 53. maddesi uyarınca bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “haklardan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılması” yerine hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksunluğuna karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki ilgili bölümün TCK’ nın “53/1-c maddesinde sayılan velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisinden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılması” şeklinde değiştirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 Sayılı TCK’ nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve fiili işlediği tarihte 65 yaşını bitirmiş olan sanık … hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.