Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16317 E. 2012/42014 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16317
KARAR NO : 2012/42014
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda, sanık …’ın, … firmasında şoför olarak çalıştığı, sanığa başka şubelere bırakmak üzere bakkaliye malzemesi teslim edildiği, sanığın malı … plaka sayılı şirkete ait araca yükledikten sonra diğer sanık … ile işbirliği yaparak malı başka bir araca yükleyip satmayı planladıkları, akaraba olan ve birlikte hareket eden bütün sanıkların bir yerde buluşup malları başka bir araca aktarmaya başladıkları sırada durumun jandarma tarafından farkedildiği, yapılan inceleme sırasında sanıkların suçlarını ikrar ettikleri, böylece sanıkların hizmet ilişkisi gereği sanık …’e teslim edilen eşyaları elden çıkarmaya çalıştıkları sırada yakalanarak iştirak halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya teşebbüs suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/2, 35/2, 62 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 62 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 1.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 35/2 maddesi gereğince cezasından 3/4 oranında indirim yapılarak sanığın 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
b-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.