YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16322
KARAR NO : 2012/42022
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda, sanık …’ın, 22/07/2005 tarihinde … Gümrük Müdürlüğünden … plaka sayılı aracına 25.800 kg motorin yüklediği, sanığın … gümrüğüne gelmeden … beldesinde aracına motorin aktarması yaptığının jandarmaya ihbar edilmesi üzerine yapılan kontrolde, sanık … ile sanık …’in birlikte araca motorin yüklediklerinin görüldüğü, motorinden alınan numuneler üzerinde inceleme yapıldığı, alınan rapora göre motorine yabancı madde karıştırılmış olması nedeniyle standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, sanıkların, araçta sızıntı olduğunu, vananın değişmesi için yakıtı boşaltıp sonra yeniden yüklediklerini belirttikleri, yapılan keşifte araçta herhangi bir tamirin yapılmadığının, kısa bir süre önce önce contanın değiştiğinin ve bunun için de yükün boşaltılmasının gerekmediğinin belirlendiği, söz konusu arızaya ilişkin sanık … tarafından gümrük idaresine herhangi bir bilgi de verilmediği, böylece sanıkların araçtan motorinin bir kısmını boşaltıp durumun farkedilmemesi için yerine katkı maddesi ekleyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
1-Sanık … hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın silinme koşulları oluşan sabıkasından başka adli sicil kaydının bulunmaması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.