Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16702 E. 2012/42033 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16702
KARAR NO : 2012/42033
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihinde sanığın şikayetçiyi gözüne kestirerek dolandırmaya karar verdiği, şikayetçinin yanına giderek nakliye işinin olduğunu, Tarsus ilçesine gidip gidemeyeceğini sorduğu, şikayetçinin kabul etmesi üzerine 80.TL karşılığında anlaştıkları, daha sonra şikayetçiye üzerinde para olmadığını, kendisine 180.TL vermesini eve gidince toplam 260.TL olarak ödeyeceğini belirterek şikayetçiden parayı aldığı, bir süre sonra hemen geleceğini söyleyip olay yerinden uzaklaştığı, bu şekilde şikayetçiyi dolandırdığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın, sabıkalarının çokluğu karşısında ceza tayin olunurken alt sınırdan uzaklaşılması isabetli ise de, işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunda, müştekinin uğramış olduğu 180 TL zararın suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü de dikkate alındığında hafif olduğundan hak ve nesafet kuralları gözetilmeden yazılı şekilde üst sınırdan ceza tayini,
2-5237 Sayılı TCK’nun 53.maddesi uygulamasında a,b,d,e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.