YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16846
KARAR NO : 2012/42455
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan 17/05/2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 26.06.2007 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için de; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanıklar … ve …’ın birlikte suç işleme kararı ile … Nakliyat Şirketi ile anlaşarak şirketten yük aldıkları, bu işlemler sırasında sanık …’ın isminin … olduğunu, … plakalı kamyonun da … plakalı kamyon olduğunu belirterek hile ile Aroma … Meyva Suları ve Gıda Sanayi AŞ’ye ait yükü teslim aldığı, nakliyat şirketi temsilcisinin kamyonun şase numarasını, fotoğraf ve parmak izi almak istediğini söylemesi üzerine onu oyalayarak kamyonun yükü ile oradan uzaklaştığı yolda kamyonun plakasını … olarak değiştirdiği sanığın … Nakliyat Şirketine karşı TCK’nun 158/1-i maddesinde belirtilen serbest meslek sahibi kişilerin mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güveni suistimal suretiyle dolandırıcılık şuçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dolandırıcılık suçundan dolayı hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
Eylemin sadece nakliye firmasına karşı dolandırıcılık suçuna yönelik olarak sübut bulduğu gözetilmeden Aroma AŞ ilişkilendirilmesi mümkün olmayan bu fiilden dolayı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden ayrıca bu suçtan hüküm kurulması,
Sanık hakkında hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçundan hüküm kurulurken; 1 Yıl 6 Ay Hapis ve 8.000 YTL Adli Para Cezası yerine 2 Yıl Hapis ve 8.000 YTL Adli Para Cezasına hükmedilmek suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.