YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16847
KARAR NO : 2012/42457
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmada hazır bulunan sanığa katılma talebine karşı diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmiş ise de aynı oturumda söz hakkı verilen sanığın bu hususa ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki katılma kararından evvel sanığa görüşünün sorulmaması nedeniyle CMK.nun 238/3 maddesine muhalefet edilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın, başkasından kiraladığı kamyon ile olay tarihinde katılan …’nın müdürlüğünü yaptığı şirkete giderek Erzurumda bulunan … Ticarete teslim edilmek üzere 16500 YTL değerinde seramik yükü teslim aldığı, buna ilişkin taşıma ve sevk irsaliyelerini ve nakliye bedelini aldıktan sonra bu malı Erzurumdaki müşteriye sevk etmeyerek …’de bulunan …’e sattığı ve parasını da aldığı bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında beraat eden diğer sanık …’a ait sabıka kaydındaki … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2006 gün, 2005/281 esas ve 2006/56 sayılı mahkumiyet kararı esas alınarak TCK’nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejmi uygulanması kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi uyarınca, hükümden “mükerrirlere özgü infaz rejminin uygulanmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin tatbikine” dair kısmın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.