Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16898 E. 2012/42484 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16898
KARAR NO : 2012/42484
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Söz konusu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da, hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hali gerçekleşecektir.
Somut olayda; sanığın S.S Havuzlubağ Arsa Tahsis ve Yapı Islah Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanlığından 20/05/2007 tarihindeki Genel kurul kararı ile ayrılmasına rağmen, başkan olması nedeniyle elinde bulunan belge, defter ve kooperatife ait diğer evrakları çekilen ihtarnamelere rağmen teslim etmediği ve defter teslimi için belirlenen günde kooperatife gelmediğinin iddia edildiği olayda, kendisine görevi nedeniyle tevdi ve teslim edilen eşyaları teslim etmemesi karşısında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre
yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve tayin edilen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 50 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20 TL ‘den olmak üzere 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına yazılmak ve hükmün 3 nolu fıkrasına “TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine” ibaresinin ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.