YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16899
KARAR NO : 2012/42483
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Söz konusu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da, hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hali gerçekleşecektir.
Somut olayda; sanığın … Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi’nde pazarlama elamanı olarak çalıştığı süre içerisinde, …’ye bir adet ihlas marka temizlik robotunu 21/03/2007 tarihinde 1700 TL’ye satıp paranın tamamını peşin olarak tahsil etmesine rağmen, bu şahıs adına bir adet 20/11/2007 tediye tarihli sahte senet düzenlediği, …’aa bir adet ihlas marka temizlik robotunu, 08/03/2007 tarihinde 1500 TL’ ye peşin olarak satıp paranın tamamını peşin olarak tahsil etmesine rağmen daha sonra bu şahıs adına 10/04/2007 tediye tarihli sahte senet düzenlediği, 30/03/2007 tarihinde gerçekte temizlik robotu satışı yapılmadığı halde, 1700 TL’ye böyle bir satış işlemi yapılmış gibi gösterilerek … ‘ı borçlu göstererek 25/04/2007 ile 25/03/2008 tediye tarihli, her ay için ayrı ayrı tanzim edilmiş olmak üzere toplam 12 adet sahte senet düzenlediği, …’ya bir adet ihlas marka temizlik robotunu, 07/12/2006 tarihinde 1700 TL karşılığı peşin parayla satmış olmasına rağmen ve bu şahıs adına bir adet 20/08/2007 tediye tarihli , sahte senet düzenlediği, bu senet ve satış sözleşmelerini şirkete verdiği, böylece tahsil edilen paraları çalıştığı şirkete teslim etmediği ve değişik tarihlerde olmak üzere keşide yerleri olmayan bu şekilde özel belge niteliğinde bulunan birden fazla sahte özel belge tanzim ettiğinin iddia edildiği olayda hizmet nedeniyle güveni kötüye
kullanma suçunun işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Sanığın aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ihlala ettiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. Maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
B-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
c-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Bu hüküm karşısında, düzenleyenin ad ve soyadının yanında yer ismi belirtilen borçlusunun … olarak gösterildiği oniki adet senet açısından TCK’nın 204/1 maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmasına rağmen düzenleme yeri bulunmadığı gerekçesiyle suça konu belgenin özel belge sayılarak özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilleri ve sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA,02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.