Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17039 E. 2012/43194 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17039
KARAR NO : 2012/43194
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın diğer katılan …’den kiralamış olduğu otomobili hasarlı olarak getirdiği oto kaportacısı katılan …’ya kendisinin yeni satın aldığını henüz adına tescil yaptırmadığını belirterek 2000 00 TL’si peşin olmak üzere 5500.00 TL’ye satmak şeklinde belirlenen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas cezası bulunduğu halde, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Güveni kötüye kullanma suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünün incelemesinde
Sanığın katılan …’den 02.05.2006 tarihli sözleşme ile kiraladığı ve 05.05.2006 tarihinde iadesi gereken otomobili hasarlı vaziyette bir başkasına satmak şeklinde belirlenen eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 155/1 maddesinde tanımlanan “güveni kötye kullanmak” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan mahkumiyet hükmü tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.