Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17057 E. 2012/43266 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17057
KARAR NO : 2012/43266
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nin …’da ikamet etmekte iken bir süre kalmak üzere ailesiyle birlikte …’ya geldiği, diğer sanık … ile tanışıp evinde kaldığı sırada oğlu 23.04.2004 doğumlu …’nin aniden rahatsızlanması üzerine herhangi bir sosyal güvencesi olmadığından sanık …’in oğlu olan 10.09.2004 doğumlu … adına düzenlenmiş olan fotoğrafsız sağlık karnesini kullandığı ve oğlunu … Yüreğir Başkent Uygulama Hastanesine götürüp yatırdığı, böylelikle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla sanıkların cezalandırılması talep edilmiş ise de; aynı eylem nedeniyle sanıklar …, … ve … haklarında … Ağır Ceza Mahkememizin 2007/19 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının yargılaması sonunda 24.07.2007 tarih ve 2007/223 karar sayılı ilamla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklardan …’in suç tarihinde …’da, sanık …’nin ise, hastaneye yatış işlemleri yapıldığı sırada …’da olup taburcu işlemleri yapılırken …’ya geldiği, bu nedenle sanıklara atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.