Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17147 E. 2012/37422 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17147
KARAR NO : 2012/37422
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin gerçekte 17/05/2005 ve öncesi olduğu halde, gerekeçeli karar başlığında 17/07/2005 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; ise, failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık hakkında düzenlenen 26/12/2005 tarihli iddianamede Müşteki olarak oto kiralama şirketi sahibi … gösterilmiş ve anlatımda da müştekiden kiralanan aracın satılıp iade edilmediği ifade edilmiş esasen aracı son alan kişi … bu iddianamede müşteki olarak gösterilmediği gibi, dava
konumuz dışında kalan, sahte kimlik, vekalet, noter satışı, Trafik Tescili suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri ile ilgili … ve diğer şahısların şüpheli olarak gösterilip, Kartal C.Başsavcılığınca 17/11/2005 gün ve 2005/37497 sayı ile Kadıköy C.Başsavcılığına hitaben yetkisizlik kararına konu olması, dolayısı ile …’a karşı Trafik Tescil Müdürlüğü aracı kılınarak dolandırıcılık eylemi bu davada konusu bulunmadığından göreve ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Somut olayda; sanık hakkında açılan dava ve iddianame dosya içeriğinden, kaydı …adına olan ve müşteki … tarafından işletilen oto kiralama şirketinden bir ay süreyle sanık tarafından kiralanan otonun iade edilmeyip, müştekinin zarara uğratıldığı, şeklinde gerçekleşen eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturduğu, gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık kabulü ile uygulama yapılması,
Kabule göre de,
2-5252 ayılı Yasanın 9/1.maddesi, uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK hükümlerinin leh ve aleyhteki bütün hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçlar karşılaştırılıp, lehe olan yasanın belirlenebilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği halde, hükmün doğal sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321-326 maddeleri uyarınca ceza süresi itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 21/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.