Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17152 E. 2012/43303 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17152
KARAR NO : 2012/43303
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın taksicilik yapan müştekiler …,… …, … …, … … ve katılan … ile müşteri olarak belli bir yere gitmek konusunda farklı zamanlarda anlaştığı, kendisini müştekiler tarafından tanındığını düşündüğü bir esnafın kardeşi ya da tanıdığı olarak tanıtarak güvenlerini kazanmaya çalıştığı, istediği yere gelince araçtan inip bir işyerine girdiği, 5-10 dakika sonra gelerek üzerinde olan paranın yetmediğini söyleyip müşteki ve katılandan daha sonra taksi ücreti ile vermek üzere para istediği, müşteki … dışındaki müştekiler ve katılanın bu şekilde parayı sanığa vermedikleri, bunun üzerine ağabeyinden para istemek için müştekiler ve katılandan cep telefonlarını istediği, müştekiler ve katılanın cep telefonlarını sanığa verdikleri, sanığın bu şekilde telefonları ve müşteki …’den 120 TL alarak taksi ücretlerni de ödemeyerek ortadan kaybolmak şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.