YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17189
KARAR NO : 2012/43013
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka aracı kılınarak ve tacirlerin ticari faaliyetleri sırasında işledikleri dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın şirketiyle belli dönemlerde reklam işleri yaptığı, kardeşi mağdur … adına kayıtlı olan bu şirkette fiilen mağdurla birlikte çalıştığı, katılan tarafından web tasarlaması işi için sanığa senetler verildiği, yapılan incelemede sanığın katılandan fazla para aldığı ve sanık tarafından alınan senetlerin de piyasaya dağıtılması nedeniyle elde bulunmadığı anlaşılınca, katılanın sanıktan teminat senedi istediği ve senedin sanık tarafından imzalanmasını istediği, sanığın suça konu 20/11/2006 tarih ve 14.250 TL bedelli senedi imzalayıp katılana verdiği, senedin bankadan kredi çekerken teminat olarak gösterilmek için katılan ve sanığın birlikte bankaya gittikleri, bankada şef olarak çalışan tanık …’ın, senette borçlu görünen mağduru telefonla aradığı, mağdurun senetteki imzayı doğruladığı, yapılan kriminal incelemeye göre senetteki imza sanığa ait olsa da, mağdurun rızası dahilinde senedin imzalanmış olması nedeniyle, sahtecilik suçunun, senedin dolandırıcılık kastıyla da verilmemesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmaması karşısında mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamış ve mağdurun rızasının bulunduğu mahkemece tespit edildiğinden, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.