YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17302
KARAR NO : 2012/43806
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müştekiyi telefonla arayarak kendilerini asker arkadaşının abisi olarak tanıtıp Bergama’da buldukları altını satmak istediklerini söyleyerek buluşma teklif ettikleri, müştekinin suç yerine gelip altınları almak istediği esnada devriye görevi yapan polisler tarafından sahte olduğu tespit edilen altınlarla birlikte yakalandıkları, böylelikle sanıkların hileli söz ve davranışlarla mağdur’u yanıltarak haksız menfaat temin etmeye çalıştıkları anlaşılmakla, dolandırıcılığa teşebbüs suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.