YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17339
KARAR NO : 2012/43642
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar …, … haklarında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık …’ın sahte reçete, personel faaliyet cetveli, epikriz raporu, heyet raporu, düzenleyerek katılan kuruma verdiği, yapılan incelemede belgelerin sahteliği belirlendiğinden sanığa ödeme yapılmadığı anlaşılmakla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık …’ın, suçta kullandığı resmi belgeleri, aynı kasıt altında aynı anda kuruma teslim edildiği dikkate alındığında Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesinde bulunan, “değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, sanık …’a resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezasının zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık …’ın, diğer sanık … ile birlikte sahte reçete,personel faaliyet cetveli,epikriz raporu, heyet raporu, düzenleyip katılan kuruma vererek haksız menfaat temin ettiği iddia olunmasına karşın, sanığın diğer sanıkla aynı işyerinde çalışması ve birlikte hastanelere gitmeleri dışında mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından yüklenen suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.