YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17392
KARAR NO : 2012/43662
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın, emlakçılık yapan sanık vasıtasıyla satın aldığı evi tekrar satması için bir süre sonra sanığa sözlü olarak yetki verdiği, sanığın katılanın bilgisi dışında evi kiraya verdiği, aldığı kira ve depozito bedellerini katılana ödemediği iddiasıyla sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda,
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 212.maddesi gereğince, tanık … …’nın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanığın kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’ nın 53.maddesi gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Gerekçeli karar başlığında suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’ nın 232.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.