Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17465 E. 2012/44198 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17465
KARAR NO : 2012/44198
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında 16.08.2006 olarak hatalı gösterilen suç tarihinin, menfaatin elde edildiği tarih olan 09.04.2007 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 2007/14 sayılı Doğrudan Gelir Desteği ödemesi yapılmasına dair tebliğ gereğince, bu destekten faydalanmak maksadıyla … İl Tarım Müdürlüğü’ne yaptığı başvurusunun değerlendirilerek yapılan hesaplamalar sonucunda sanığa 2006 yılı tarımsal destekleme kapsamında 09.04.2007 tarihinde birinci taksit olarak 551.80 YTL ödeme yapıldığı, ödeme tarihinden sonra 13.04.2007 günü örnekleme suretiyle yapılan inceleme ve denetlemelerde sanığın beyannamesinde bildirmiş olduğu … ili merkez … köyünde bulunan 182, 480 ve 481 no’lu parsellere ilişkin olarak toplam 27.92 dekar
hakkındaki bildiriminin doğru olmadığının tespit edildiğinin iddia edildiği olayda;
a) Sanığın DGD başvuru dilekçesinde ve eklerinde gerekli belgeleri sunduğu araziyle ilgili bilgileri sunarken, 407, 676, 274, 590, 675, 182, 480, 183 ve 481 parsellerdeki arazilerinde tarımsal faaliyette bulunduğunu belirterek DGD ödemesinden yararlanmak istemesine rağmen, mahkemenin belirtilen parsellerden sadece 182, 480, 481 sayılı parsellerle ilgili değerlendirme yaptığı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkarılması bakımından … Tarım İlçe Müdürlüğü’nden DGD ödemesine tabi arazilerin hangileri olduğu, ne kadar destekleme primi verilmesinin uygun bulunduğu ve bunun hangi parsellere ait olduğu, her birinin dekar ölçülerinin belirlenerek tespitiyle; sanığın tüm savunmalarında ekili arazileri oluşa uygun bildirmesi karşısında, 182 parseldeki arazinin %35 inin ekili olması, 480 ve 481 parseldeki arazilerin ekil olmamasının parsel sayısının çokluğu da dikkate alınarak hile unsurunun ne şekilde oluşturduğu açıklanıp, bundan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
b) 5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olduğu durumlarda, tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınarak artırım ve indirimlerin bunun üzerinden yapılması suretiyle, fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.