YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17518
KARAR NO : 2012/45287
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın müştekiye 4.400 YTL.borcu karşılığında senet imzalayıp verdiği, sonrasında suça konu sahte paraları müştekiye vererek senedini geri aldığı, müştekinin paraları yatırmak için gittiği bankada sahte olduklarının anlaşıldığı olayda, müştekinin yetmişsekiz yaşında, gözleri iyi görmeyen yaşlı bir kişi olması ve sanık tarafından istenilen sonucun gerçekleşmiş olması karşısında suçun subuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yerine paraların iğfal kabiliyetine haiz olması ve sahteliği herkes tarafindan rahatlıkla anlaşılabilecek nitelikte olması, objektif olarak kişiyi hataya düşürücü, aldatıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.