Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17527 E. 2012/44251 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17527
KARAR NO : 2012/44251
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların yetkilisi bulundukları … Tüp ve Gıda San Ltd Şti adına, 2000 yılında…l Şubesine devredilmiş … Şubesinden daha evvel aldıkları çek koçanını kullanarak, katılan şirketten satın aldıkları mal karşılığında 2006 yılında verdikleri çeklerin ibrazında karşılıksız çıkması nedeniyle, katılan şirket vekilinin sanıkların yıllar önce kapanmış banka şubesinin çek koçanını bankaya iade etmeyip kullanarak dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine dair suç ihbarı üzerine yapılan yargılamada, çeklerin üzerindeki keşideci imzaları sanıklara ait olmasa da sanıkların borçlarını aşamalarda kabul etmeleri, taraflar arasında daha evvelden düzenlenmiş bulunan
ipotek senedi ile banka teminat mektuplarının mevcut olması ve katılan şirketin bahsi geçen teminatları nakde çevirmek üzere harekete geçmiş olması, çek hesabı devredilmiş bulunan banka şubesinin suç tarihinden sonra çek koçanının iade edilmesini istemesine göre, çeklerin düzenlendiği tarihte halen aktif bulunan hesaba müsteniden keşide edilmiş bulunması hususları dikkate alındığında, mahkemenin olayın hukuki ihtilaf teşkil ettiği değerlendirmesi ile beraat kararı vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.