Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17558 E. 2013/1872 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17558
KARAR NO : 2013/1872
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-)Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık ve … hakkında özel belgede sahtecilikten kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …”in gerçekte kendisine ait olmayıp … adına kayıtlı dört adet tarlayı kişiden dört yıllığına kiralamış gibi 03/06/2003 tarihli kira sözleşmesi ile, yine bu yerleri diğer sanık …”a kiralamış gibi 09/06/2003 tarihli kira sözleşmelerini sahte olarak düzenledikten sonra, sanıkların fikir ve irade birliği içinde bu tarlalar başkasınca kullanıldığı halde, … tarafından ekimi yapılıyormuş gibi doğrudan gelir desteği almak için bu belgelerde kullanılarak 25/08/2005 tarihinde il tarım müdürlüğüne başvurarak 710 TL paranın … tarafından alınıp,…”e verilmesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan eylemlerin kamu kurumunu dolandırmak ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri oluşturduğu kabulü ile karar verilmiş olup,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklar hakkında düzenlenen iddianame içeriğinden suç tarihinin 23/06/2005 olarak gösterildiği, iddianame anlatımında ise sanık …”ın sahte düzenlenen kira sözleşmelerine dayanarak 25/08/2005 tarihinde doğrudan gelir desteği almak için il tarım müdürlüğüne başvurduğunda aynı yerle ilgili 23/06/2005 günlü asıl hak sahibi … adına başvuru olduğu için mükerrer talep olduğu anlaşılıp durumun ihbar edildiği, sanık …”ın bunun üzerine 14/09/2005 tarihli dilekçeyle 25/08/2005 günlü doğrudan gelir desteği talebindin vazgeçtiğine dair dilekçe verdiği, yine 2005 yılı içinde 710. TL paranın il tarım müdürlüğünden alındığı iddia edilmiş ise de, Ziraat Bankası Müdürlüğünün 07/07/2006 günlü yazısından sanığa 710. TL”nin 31/03/2005 tarihinde, yani başvuru tarihi olan 25/08/2005 gününden önceki tarihte ödendiğinin anlaşılması karşısında, bankadan bu husus yeniden sorulup açıklığa kavuşturularak, bu ödemenin 2004 yılına ilişkin olup olmadığı belirlenip, eğer sanığın 25/08/2005 tarihli başvuru evrakının işleme konulup ödeme yapılmamış olması halinde ise oluşu kabul edilen dolandırıcılık eyleminin teşebbüs aşamasında kalacağı gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK”nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.