Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17581 E. 2012/44867 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17581
KARAR NO : 2012/44867
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; … sulama birliğinin hukuki işlemlerinin takip edilmesi amacıyla … Barosuna kayıtlı olup … ilçesinde avukatlık yapan sanık … ile birlik arasında 15/10/2001 tarihinde … Noterliğince vekaletname tanzim edildiği, birliğin alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle 2004 yılı Nisan ayında sanık ile birlik yönetimi arasında tekrar sözlü bir anlaşma yapılarak, sanık avukata aylık 700 TL ödeme karşılığında sulama birliğinin icra takip ve davalarının yürütülmesinin öngörüldüğü, sanığın birlik adına takip ettiği icra dosyaları nedeniyle yaptığı harici tahsilatları uhdesinde tutarak birliğe teslim etmediği ve 19/10/2005 tarihinde birlik başkanlığı adına … tarafından … 1. Noterliği vasıtasıyla azledildiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporlarına göre, sanığın ikinci kez görev aldığı ve bu görevin karşılığı olarak aylık 700,00 TL ödeme almasının kararlaştırıldığı 22/04/2004 tarihinden azledildiği 19/10/2005 tarihine kadar 231 adet icra takip dosyasından toplam 8.730,00 TL harici tahsilat yaptığı, bu miktarın 3.815,00 TL’sini birliğe teslim ettiğinin tespit edildiği, gerek birlik başkanı olan müdahil tarafından gerekse birlik yönetiminde yer alan tanıklar tarafından beyan edildiği üzere sanığa ödenmesi öngörülen aylık 700 TL’nin hiç ödenmediği, sanığın uhdesinde tuttuğu tespit edilen miktarın görev süresi boyunca ödenmesi gereken vekalet ücretinin altında kaldığı ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 166. maddesinde düzenlenen hapis hakkı kapsamında olduğu gerekçesiyle sanığın hakkın kullanılması niteliğindeki eylemi nedeniyle beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.