Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17584 E. 2012/44639 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17584
KARAR NO : 2012/44639
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Evrakta Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs, Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanmak

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince;… Orman Ürünleri Oto Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinin sanık …’ın eşi üzerine kayıtlı olduğu ve bu şirket adına kredi çekmek istediği ve evrakı tefrik edilen Sinan isimli şahıs ile birlikte bu şahsın … sahte kimliğini kullanarak gerçek … isimli şahsa ait aynı zamanda Finans Katılım Bankası … Şubesine eksper incelemesi yaptırdıkları … ili … ilçesi .. Köyü 3-5 pafta, 1475 parsel ve 283 pafta 5914 ada 42 parsel sayılı taşınmazları ipotek göstermek üzere … sahte kimliği ile
Av. …’a … 2. Noterliğinden 30/07/2006 tarih ve 2556 yevmiye nolu vekaletnameyi verdikleri, Av. …’un bu vekaletnameyi alarak ipotek işlemini tamamlamak üzere … Tapu Sicil Müdürlüğüne gittiği, orada bulunan tapu kayıtlarındaki resim ile vekaletnamedeki resmin farklı şahıslara ait olduğunun anlaşıldığı ve dolayısıyla Av. …’a verilen vekaletnamenin de sahte olduğunun açığa çıktığı, ipotek işleminin de yapılamadığı, Av. …’un şikayeti üzerine …’ın yakalandığı, bu sırada abisi Cengiz Baykay’a ait sürücü belgesini ibraz ettiği ve kendisini bu şekilde tanıttığı eyleminde banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükükümlerin ONANMASINA,
2-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçundan kurulan hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın başka suçtan arandığı için yakalandığı sırada abisi Cengiz Baykay’a ait sürücü belgesini ibraz ederek, kendisini bu şekilde tanıttığı, ancak Cengiz Baykay hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce, kendisine ait kimlik bilgilerini vererek gerçeğe dönmesi karşısında, TCK’nın 269. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.