Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17589 E. 2012/44718 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17589
KARAR NO : 2012/44718
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanın narenciye bahçesindeki meyveleri kabala denilen usulle 90.000 TL’ye satın aldığı, paranın 40.000 TL.lik kısmının peşin olarak ödendiği, geriye kalan 50.000 TL için ise 25/12/2006 ve 30/12/2006 tarihli olmak üzere 25.000 er TL değerinde 2 adet çek verildiği, 25/12/2006 tarihli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının görülmesi üzerine, katılanın 04/01/2007 tarihinde sanıkla bir araya geldiği, sanığın, durumunun kötü olduğunu söylemesi üzerine yeni bir çek vermeyi teklif ettiği, katılanın da bu teklifi kabul ettiği, sanığın 25/12/2006 tarihli 25.000 TL bedelli çeki katılandan alıp üzerini çizerek iptal yazısı yazdığı, bu çekin yerine aynı meblağlı başka bir çek vermek yerine 2. 500 TL bedelli olarak başka bir çekin apar topar yazılarak ve katlanarak katılana verildiği, sanığın hemen olay yerinden uzaklaşmasından sonra, katılanın çek bedelinin eksik yazıldığını gördüğü, sanığın, çek bedelinin 22.500 TL.lik kısmının ödendiğini, geriye kalan miktar için ise suça konu 30/03/2007 keşide tarihli çek verdiğini belirttiği, katılanın, sanığın kendisinden haksız menfaat temin etmek amacıyla elindeki çeki alıp iptal ederek, alacak miktarından daha düşük bir miktar olan 2.500 TL için kendisine çek verildiğini, bu şekilde dolandırıldığını iddia ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 25/12/2006 tarihinden önce yapıldığı, suça konu 30/03/2007 tarihli çekin ise borcun doğumundan sonra 04/01/2007 tarihinde düzenlenerek katılana verilmiş olması karşısında,
çekin önceden doğmuş borç karşılığında verilmesi nedeniyle olayda dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.